NATO ile Rusya arasında sıkışan Türkiye İdlib'de savaşın içine çekiliyor!

  • analiz
  • 10:32 17 Haziran 2019
  • |
img

İDLİB - İdlib'de aşama aşama politikaları çöken ve NATO ile Rusya arasında gidip gelen Türkiye'nin savaşın parçası olması için ABD'nin desteklediği Ceyş İzze grubunun askeri gözlem noktasına saldırdığı iddia ediliyor. 

Suriye iç savaşının son durağı olarak görülen İdlib’de sular ısınmaya devam ediyor. Aylardır Suriye rejimine bağlı güçler ile Türkiye destekli gruplar arasında yaşanan çatışmalar, farklı bir aşamaya girdi. Çatışmaların gidişatı Rusya ve Türkiye’yi karşı karşıya getirirken, çatışmalarda Hama’nın kuzeyi ve İdlib’in güneyinde bulunan Türkiye’nin askeri gözlem noktaları da hedef alınıyor. Suriye rejimine bağlı güçler ile Heyet Tahrir El Şam (HTŞ/El Nusra) arasında devam eden çatışmalarda, Rusya hem havadan hem de karadan Suriye ordusunu destekliyor. Türkiye ise, desteklediği gruplara askeri sevkiyat ve lojistik destek sağlıyor. Rusya ve rejimin operasyonlarına karşı NATO Türkiye’nin yardımına koşuyor. NATO’nun müdahalesinin karşısında, Rusya ve Suriye rejimi tıkanmış durumda. Öte taraftan bölgedeki gelişmeleri lehine çevirmek isteyen Türkiye, Rusya karşısında zor bir sınav veriyor.
 
TÜRKİYE NEDEN GÜNDEME GETİRDİ?
 
İdlib’in güneyi ile Kuzey Hama’da yaşanan çatışmalarda yer yer rejime bağlı güçler, yer yer de HTŞ ve diğer gruplar üstünlük sağlarken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) İdlib’in güneyinde bulunan 12 askeri gözlem noktasından bazıları da vuruldu. TSK’nin 10’uncu ve 9’uncu gözlem noktaları birçok kez vurulurken, kimin vurduğu hakkında ise dikkat çekici bilgiler yer alıyor. Daha önceki vurulmalarda noktada bulunan bazı TSK üyeleri yaşamını yitirmiş, bazıları da yaralanmış, ancak son günlere kadar Türkiye’den bir ses çıkmamıştı. 
 
BM VE NATO HAREKETE GEÇTİ
 
Rusya ve Suriye rejiminin yönelimleri karşısında yetersiz kalan HTŞ ve diğer gruplar, Türkiye’den yardım istedi. Ancak Rusya ve rejimin sıkıştırdığı Türkiye, NATO’ya başvurdu. NATO, özellikle ABD, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın bölgedeki politikaları ile örtüşen Türkiye için harekete geçti. İdlib’de yaşayan sivillerin durumu ve bölgedeki kazanımların korunması siyaseti ile Birleşmiş Milletler (BM) ve NATO’yu harekete geçirmek isteyen Türkiye, buna yönelik hamlelerini arttırdı.
 
HALEN BİR ATEŞKES DURUMU YOK!
 
Girişimler sonucu hem BM hem de NATO güçleri, defalarca İdlib’teki duruma dikkat çekerek Rusya ve sahadaki müttefiki olan Suriye rejimine uyarılarda bulundu. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi "siviller" politik amacın argümanı olurken, uyarılar üzerine taraflar arası görüşmeler meydana geldi. Rusya ve Türkiye arasında diplomatik görüşmeler gerçekleştirilirken, halen netlik kazanan bir durum yok.
 
NEDEN GERÇEKLEŞTİRİLİMİYOR
 
En son yapılan görüşmelerde Türkiye'nin ateşkes talebinin henüz karşılık bulmadığı belirtiliyor. Ateşkes için Türkiye destekli grupların Suriye rejimine bağlı güçlerin son günlerde aldığı bazı stratejik köy ve noktaları boşaltmalarını talep ettiği ifade ediliyor. Ancak Rusya’nın bu talebe olumsuz cevap verdiği, ateşkes görüşmelerinin bu nedenle başarısız geçtiği aktarılıyor. Bu yönlü görüşmelerin halen devam ettiği bir süreçte, Türkiye bölgede bulunan askeri noktalarına yönelik saldırıları gündeme getirdi. 
 
CEYŞ İZZE NEDEN TSK NOKTALARINI VURUYOR
 
Türkiye saldırıların Suriye rejimi tarafından yapıldığını belirtirken, en son saldırının kimin tarafından yapıldığı hakkında ise çeşitli bilgiler mevcut. Daha önce Suriye rejimi tarafından yapılan saldırılar gündeme getirilmezken, Zaviye bölgesinde bulunan 10’uncu gözlem noktasına yapılan saldırının neden gündeme getirildiği merak konusu. Ramazan Bayramı sürecinde İdlib’teki çatışmalarda görünür olan Ceyş İzze grubunun çıkışı ise merak edilen diğer bir konu. Ceyş İzze grubunun Pentagon tarafından desteklenen en büyük gruplardan olduğu belirtilirken, İdlib’e giden DAİŞ’lilerin de bu grup ile hareket ettiği aktarılıyor. Türkiye’nin 10’uncu gözlem noktasına yapılan saldırıların, bu grup tarafından planladığı dile getiriliyor. Buradaki amacın ise Türkiye’yi savaşın içine çekme arayışı olduğu söyleniyor.
 
TÜRKİYE’NİN GÖZLEM NOKTASININ HEDEF ALINMASI
 
Silahlı grupların garantörü olarak bölgede bulunan Türkiye ise, yaşadığı bu sıkışmışlığı ve bölgede yaşananları lehine çevirebilmek için Suriye rejiminin askeri gözlem noktalarına saldırdığını resmi bir şekilde açıkladı. Saldırının havan atışları ile gerçekleştirildiği kamuoyuna açıklanırken, saldırıda 3 askerin yaralandığı bilgisi verildi. Bölgedeki kaynaklar ise, saldırıda 10’uncu askeri gözlem noktasının neredeyse yok edildiğini belirterek, çok sayıda askerin öldüğünü, yaralandığını kaydediyor. Bu kayıpların ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) şu an Irak, İran ve Türkiye sınırlarının kesiştiği üçgende yer alan Federe Kürdistan Bölgesi’nin Bradost mıntıkasında yürütülen operasyonda yaşanmış gibi gösterilebileceği belirtiliyor. Ağır kayıpların ardından, Türkiye hem Rusya’ya hem de Suriye rejimine uyarılarda bulunarak karşılık verebileceklerini duyurdu. Sadece bununla yetinmeyen Türkiye, kendisine yapılan saldırı ile NATO’yu da harekete geçirmeye çalışıyor. Rusya ise, koordinatların kendilerine Türkiye tarafından verildiğini belirterek, suyu daha da bulandırdı. Rusya’nın Türkiye’nin bölgede NATO’ya yakınlaşmasından kaynaklı böyle bir açıklama yaptığı konuşulurken, bu çelişik açıklama Rusya-Türkiye politikasının kırılmasının ilk emareleri olarak görülüyor.
 
KUDÜS İDLİB’İ DE ÇÖZER Mİ?
 
Bölgedeki gerginliğin artması üzerine tarafların bölgeye daha fazla askeri sevkiyat gerçekleştirdiği öğrenilirken, İdlib sorununun önümüzdeki aylarda daha fazla gündeme geleceği öngörülüyor. Ancak 2019 yılının sonlarına doğru İdlib sorununa çözüm bulunmasının kararlaştırıldığı belirtilirken, Haziran ayının sonlarında ABD, Rusya ve İsrail’in Kudüs’te bir araya gelecekleri toplantıda ele alınacağı ifade ediliyor. Dünyanın diğer yerlerine sirayet eden gelişmelerin de konuşulacağı toplantıda, özellikle Ortadoğu ve Suriye’de yaşanan gelişmelerin irdeleneceği ve ABD ile Rusya’nın Suriye’de çeşitli planlamalara gideceği belirtiliyor. Toplantıdan sonra, ABD ve Rusya’nın tıkanan Suriye politikasının önünü açmaları hedefleniyor.
 
MA / Nazım Daştan