Kaz Dağları’ndan kayyumlara tepki: Karanlığı birlikte mücadele ederek aydınlığa çıkaracağız

img

BALIKESİR - Su ve Vicdan Nöbeti’ni sürdüren doğaseverler, HDP’nin 3 belediyesine kayyum atanmasının “ halk iradesi gaspı” olduğunu belirterek, karanlığı birlikte mücadele ederek aydınlığa çıkaracaklarının altını çizdi. 

 
İçişleri Bakanlığı kararıyla HDP'li Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasına ülkenin dört bir yanından tepkiler geliyor. Kaz Dağları'nda Alamas Gold şirketinin siyanürle altın çıkarmasına karşı 27 gündür Su Ve Vicdan Nöbeti’in sürdüren doğaseverler, kayyum atamalarına tepki gösterdi. Doğaseverler, bir halkın iradesinin gasp edildiğini söyleyerek, kayyumlara sessiz kalındığı takdirde diğer illerde de halk iradesinin yok sayılacağını belirtti.
 
HALKIN İRADESİNE İKİNCİ DARBE 
 
Su Ve Vicdan Nöbeti’ne ilk günden beri destek verip mücadele eden Koray Türkay, hükümetin ikinci defa kayyum atamasına ilişkin “Halkın iradesine bir darbedir” ifadelerini kullandı. İstanbul seçimlerini hatırlatan Türkay, “İnsanlar ikinci defa sandığa gitti ve bu sefer 800 bin oy farkla darbeye ne kadar karşı olduklarını gösterdi. Fakat hükümet, Kürt illerinde açıktan bir şekilde darbeye girişti. Bunu önleyecek tek şey ise, Türkiye'nin batısında yaşayan insanların bunun kendilerine yapılmış bir darbe olarak tepki vermesidir. Kayyum bugün Amed'de yarın Ankara'da, İstanbul'da, Çanakkale'de atanabilir. Bir önceki kayyumlara çok fazla tepki göstermeyen özellikle CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi daha sonra İstanbul seçimlerinde darbe yapan bir iktidarla karşı karşıya kaldı. Bu darbe de ancak birlikte mücadele edilerek engellenir” şeklinde konuştu.
 
'HAKLARIMIZ İÇİN DİRENMELİYİZ'
 
13 gündür Su ve Vicdan Nöbeti’ne destek veren doğasever Setenay Çeçen, "Hükümet halkın iradesini zaten en başta burada da sorgulanmıyor. Çünkü buradaki madenlerin açılması için en başta halka sormaları gerekiyordu. 10 yıldır burada bir çalışma var, ama insanların bu kadar ağaç kesildiğini bilmiyor bile. Hükümet halkı her zaman geri planda tutmaya çalışıyor. Baştaki insanlar biz istediğimizi yaparız kafasındalar. Ama halk direnmesi gerekiyor. Biz burada direniyorsak Türkiye için direniyoruz. Her zaman da direnmeye devam edeceğiz. Kayyum atamalarına karşıyım çünkü halk iradesini kırılmak isteniyor. Kıramazlar orada da direnmeye, onlar için de direnmeye başlarız. Biz Türkiye’deki haklarımız için direneceğiz" dedi. 
 
'NEDEN OY KULLANIYORUM?'
 
Anti demokratik uygulamalara karşı ülkenin doğusu ve batısına göre refleks değiştirmemesi gerektiğini söyleyen Çağdaş Kaan Kapan, “Kayyum olayı İstanbul'da yaşansaydı insanlar sokağa dökülürdü. Diyarbakır, Van ve Mardin'de insanlar kayyumlara tepki vermese yarın İstanbul'da da kayyum atanma ihtimalini güçlendirir. İşte bu yüzden İstanbul'da da olmasın diye sesimizi yükseltmemiz gerekiyor ki yarın öbür gün daha büyük olaylar karşımıza çıkmasın. Kayyum atanacaksa neden oy kullanıyorum? Yani oy kullanmak için yaşamımdan bazı ödünler veriyorum, ama bir etkisi olmuyor, kayyum atanıyor” diye ifade etti.
 
‘MÜCADELE EDEREK DUR DİYEBİLİRİZ’
 
Doğasever Emine Pehlivan, “Eğer seçilmiş belediye başkanları hükümetin dediği gibi suçlu kişiler olsalardı aday olmazlardı ve kazanamazlardı. Bu dikta rejimin kendini ispatlama çabalarıdır. Bu tür uygulamalarla Türkiye'deki halkalara yazık ediliyor. Halkın anti demokratik uygulamalara karşı hep birlikte karşı çıkması gerekir. O zaman Kaz Dağları’ndaki madeni de kayyumları da mücadele ederek dururuz" ifadelerini kullandı. 
 
'KAYYUMLAR HEPİMİZİN UTANCIDIR'
 
Doğasever Himet Selim ise, halkın kendi iradeleriyle seçtiği kişilerin kayyum atanmasını onaylamadığını kaydederek, bu ülkede demokrasinin birileri için değil seksen milyon için olması gerektiğini söyledi. Selim, “Diyarbakır, Van ve Mardin için eğer Misak-i Milli sınırları içindedir diyorsak, birlikte yaşıyorsak, ben bu illerin neden bu kadar baskı gördüğünü anlamış değilim. Yani bu bizim utancımızdır. Tek adam rejimi Türkiye'ye yakışmadı. Bizi karanlığa götürdü. Şimdi karanlıkta çakmak çakar gibi demokrasi arıyoruz. Oysa bizim bir aydınlığımız var biz çakmak çakarak aydınlıkla demokrasi aramamız gerekiyor. Demokrasi ve özgürlüğün mücadeleyle geleceğine inanıyorum. Ya birlikte yaşayacağız ya da birlikte yaşatacağız" dedi. 
 
'AKP KAYYUMLARLA İNTİKAM ALIYOR'
 
Doğasever Kemal Akyüz de, bölgede yaşanan kayyum uygulamalarının iktidarın seçimi kaybetmesiyle birlikte bir intikama dönüştüğünü belirterek, şunları söyledi: “AKP bize ‘Siz bana büyükşehirleri kaybettirdiniz ben de o bölgede kayyumlar atayarak, sizden büyükşehirleri alırım’ diyor. Eğer ülkede gerçek bir demokrasi mücadelesi verilseydi, bugün Kaz Dağları da bununla karşı karşıya kalmazdı. Bütün temel mesele demokrasidir."
 
MA / Zemo Ağgöz – Esra Solin Dal