Kavala: Şüpheyle delil arasındaki kopukluk belirgin hale geldi

img
İSTANBUL - Gezi davasında savunma yapan tutuklu iş insanı Osman Kavala, "Tutuklandıktan sonra da suçlamalarla ilgili somut delil yok. Şüpheyle delil arasındaki kopukluk daha belirgin hale geldi. Bu nedenle tahliyemi talep ediyorum" dedi. 
 
2013'teki Gezi Parkı olaylarına ilişkin iş insanı Osman Kavala'nın tutuklu bulunduğu 6'sı firari, 16 kişinin yargılandığı davanın duruşması, verilen aranın ardından İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde avukat savunmalarıyla devam etti. Avukat Evren İşler savunma yaparak, eleştirdikleri iddianamenin Gezi direnişini "şiddetsiz eylem" olarak nitelendirdiğini belirtti. İddianamenin kendi içerisinde çeliştiğini dile getiren İşler, "Hukuki değerlendirme yaparken bile ciddiyetten uzak. Bir belgenin altına Cumhuriyet Savcısı imzası attığınızda o belge iddianame olmuyor. Önümüzdeki belgeye baktığımızda iddianame olacak bir şey görmüyoruz. Belge de bir tarih değerlendirmesi görüyoruz" diye belirtti. 
 
'SAVCI SİYASİ VE İDEOLOJİK OLARAK YAKLAŞIYOR'
 
İşler, "İddianamede 'Anayasal düzene şirk koşuyorlar' ifadesi yer alıyor. Dini olarak şirk, sadece Allah'a karşı olur. Bu da gösteriyor ki savcı siyasi ve ideolojik bir bakış açısıyla yaklaşmış iddianameye" dedi. 
Savcının hiçbir hukuki değerlendirme yapmadan "benim değerlendirmem budur" dediğini kaydeden İşler, "Gezi anayasal ve hukuksal bir hak kullanımıdır. Gezi düşünce ve ifade özgürlüğü, toplanma hakkıdır. Halkın itiraz etme ve direnme hakkı da vardır. İddianamenin sadece yazılması ve mahkemenizce kabul edilmesi bile düşünce ve ifade özgürlüğünün engellenmesidir. Müvekkillerin sorularınıza cevap vermesi hukuksuz delilleri kabul ettiği anlamına gelmez" diye konuştu. 
 
‘CAN GÜVENLİĞİ YOK’ 
 
Avukat Akın Atalay, müvekkili Can Dündar'a ilişkin "Siyasi iktidarın ve emrindeki hazır kuvvetlerin siyasi, hukuki saldırısına maruz kalmıştır. Her nerede toplumsal muhalefeti baskı altına alan cezalandırma amaçlı bir soruşturma veya dava açılıyorsa kendisi buraya ekleniyor" dedi. Atalay, müvekkilinin Türkiye'de can güvenliğinin bulunmadığını dile getirdi.
 
'BURADA OTURANLAR FAİLLER OLMALIYDI'
 
Çiğdem Mater'in müdafi avukat Hürrem Sönmez, müvekkilinin film yapımcısı olduğunu dile getirerek, "En temel suçlamanın çekilen bir belgeselle ilgili olması nedeniyle bunu vurguluyoruz. Bu filmi sunamıyoruz çünkü böyle bir film yok. Benim müvekkilim hiç çekmediği bir film nedeniyle hükümeti yıkmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanıyor. İddianamelere ve etkili yargılamalara konu edilecek şey, insanların hayatını kaybetmesine, uzuvlarını kaybetmesine neden olan failler olmalıdır, burada sanık sandalyesinde oturanlar değil" dedi.
 
‘EMNİYETTEN GETİRİLEN BELGELER DOSYAYA EKLENDİ’
 
Mine Özerden müdafi avukat Tuğçe Duygu Köksal da savunmasında, müvekkiline isnat edilen suçlamaların üç telefon görüşmesi ve bir isimsiz ihbar e-mailine dayandığını dile getirdi. Köksal, telefon dinlemelerinin ve e-mailin hukuksuzca elde edildiğini belirtti. Köksal, "Biz müvekkilime ibraz edilen telefon görüşmelerine ilişkin mahkeme kararlarının verilmesini, isimsiz e-mail hakkında yapılan araştırmanın yazılan yazıların tarafımıza verilmesini istemiştik. Ama gördük ki savcılıkta bulunmayan bir takım belgeler emniyetten getirilerek dosyaya eklendi. Ama bizim istediğimiz evraklar yok" diye belirtti. 
 
KAVALA: KOPUKLU DAHA BELİRGİN HALE GELDİ
 
Ardından Osman Kavala savunmasında şunları söyledi: "Gezi protestolarını, hükümeti devirmeye değil, yanlış kararlardan döndürmeye yönelik demokratik bir kampanya olarak gördüm. İddianamedeki suçlamalarla ilişkin sorgulanmadım. İddianamedeki kurgunun temel unsurlarını teşkil eden Soros, Açık Toplum Vakfı, Taksim Dayanışması, Otpor'la ilgili bana hiçbir soru sorulmadı. Bana karşı delil olarak gösterilen fotoğraflar bir fotoğraf sergisi ve Gezi Parkı'nda çekilmiş fotoğrafım. Gözaltına alındıktan sonra savcı tarafından sorgulanmadım. İddianamenin tutuklanmamdan 16 ay sonra hazırlanmış olması da somut delil arama çabasının göstergesi. İddianamedeki deliller seyahat programım ile Anadolu Kültür'ün mali raporları. Bunların tutukluluğumla alakası olmadığı açık. Bu bilgiler ve mali raporlar suç işleme kastıyla fon kullanıldığına ya da kullandırıldığına dair bir somut delil içermiyor. Ben iki suçlamadan dolayı tutuklandım. Gezi olaylarının organizatörü ve finansçısı olmaktan ve 15 Temmuz darbesine destek vermekten. Aralarında 3 yıl olan bu iki olay nedeniyle tutuklanmış olmam, savcılığın bu iki olay arasındaki bağlantıya ilişkin şüphe olduğunu gösteriyor. Bu şüpheleri beslemek üzere bazı basın organlarında yazılar çıktı. Beni suçlayan KOM dairesinin hazırladığı analiz raporunda hiçbir delil yok. 15 Temmuz darbe girişimine destek olması suçlaması iddianameye dönüşmedi, soruşturma dosyası olarak devam ediyor. Hakkındaki gizlilik kararı devam ediyor. Tutuklandıktan sonra Henry Barkey ile 93,5 saat telefon kaydımın olduğuna dair asılsız haberler yayınlandı. Ama tek bir görüşmemiz yok. Tutuklandıktan sonra da suçlamalarla ilgili somut delil yok. Şüphe ile delil arasındaki kopukluk daha belirgin hale geldi. Bu nedenle tahliyemi talep ediyorum." 
 
Duruşmaya kısa bir ara verildi.
 

Diğer başlıklar

22:58 Kayyumlara karşı ses çıkarıp, ışık söndürdüler
22:25 DBB'nin Twitter hesabı Mızraklı'yı engelledi
22:06 Mardin’de kayyum politikasına karşı kapı kapı ziyaret
21:20 78 kurumdan kayyuma ortak tepki
20:43 Kadıköy’de müdahale: 2'si gazeteci 8 kişi gözaltına alındı
20:04 'Ölmek istemiyorum’ feryadını sokağa taşıdılar
19:55 Erdoğan: Ayrılanların esamisi okunmayacaktır
19:12 Van'da gözaltına alınan 10 kişi serbest bırakıldı
18:53 Mevlidin okunduğu oda çöktü: 7 kadın yaralı
18:48 Batman’da şiddet gören kadın yaşamını yitirdi
18:34 Kadınlar Emine Bulut için isyanda
18:28 Adıyaman’da engel, Suruç’ta protesto
18:21 Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu: Hukuksuz politikalar son bulmalı
18:18 Emine Bulut cinayetinin iddianamesi çıktı
17:26 Kan kusan hasta tutuklu ‘Hastanede yer yok’ denilerek cezaevine götürüldü
17:13 Gözaltındakiler açlık grevine başladı
16:56 Karlsruhe Belediyesi Başkanı'ndan kayyum tepkisi
16:46 Savur'daki yangın sürüyor
16:37 Cizre’de 3 sağlıkçı tahliye edildi
16:32 Van engel tanımadı: Vekiller açıklama yaptı, gençler yürüdü
16:21 Ahmet Türk: 31 Mart’ta İstanbul’u alsaydılar operasyonu 1 Nisan’da yapacaklardı
16:19 HDK: Emine Bulut'un katili kadın düşmanı politikalarıdır
16:08 Batman Beleyesi önünde kayyum protestosu
16:03 Diyarbakır'da 5'inci gün: AKP darbeler partisi haline geldi
15:38 Urfa’da 20 ayda bin 292 çocuk cinsel istismara uğradı
15:36 Gazetecilerin gözaltı süresi uzatıldı
15:10 Tahir Elçi Kürsüsü: Oylara sahip çıkmak anayasal haktır
15:07 Hakkari’de CHP’den kayyum tepkisi
14:56 Yüzde 86 engelli hasta tutuklu kan kusuyor
14:46 Fırat Koç: ‘Psikiyatri sıkıntılarım var’ dedim, dinlemediler
14:35 Mersin'de 'Barış konseri' düzenlenecek
14:23 İzmir'den kayyuma karşı ortak deklarasyon
14:14 HDP’den Tunç Soyer'e ziyaret
14:01 İstanbul'da gözaltına alınanlar serbest bırakıldı
13:56 Sağlık örgütleri: Polisin şiddeti ‘işkence’ niteliğindedir
13:45 'Kayyum darbesine karşı hakkın yanındayız'
13:44 KESK’ten HDP'ye dayanışma ziyareti
13:13 KESK’ten ‘iş bırakma’ kararı
13:11 'Çerezci kayyum' da 1 Nisan'da harekete geçmiş
13:06 Dağa kaçırıldığı iddia edilen genç: Dağa kaçmadım, ailem zorla evlendirmek istiyor
13:00 Emniyetten hastaneye, hastaneden gözaltına
12:45 Ankara'dan ortak tepki: Kayyumlar gidecek, seçilmişler gelecek
12:24 Diyarbakır’da zincirleme trafik kazası: 1 yaralı
12:23 ‘Diyarbakır, Van ve Mardin ile İstanbul, Ankara ve İzmir’in kaderi birdir’
12:06 Gazeteci ve siyasetçilerin serbest bırakılması istendi
11:58 Kayyuma karşı oturma eylemi 5'inci gününde
11:53 Bu haftanın filmleri
11:10 Aileler İmralı'ya gitmek için başvuru yaptı
10:59 Diyarbakır’da 44 kişi için ek gözaltı süresi
10:55 Polis şiddetine uğrayan Koç adliyeye çıkarıldı