Hatip Dicle: Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırı uluslararası komplonun devamıdır

img
İSTANBUL - Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye 9 Ekim'de saldırmasının tesadüf olmadığını ifade eden Kürt siyasetçi Hatip Dicle, “Bu uluslararası komplonun devamıdır. Bununla Sayın Öcalan’ın stratejisiyle, paradigmasıyla ve öncülüğünde oluşturulan Rojava devriminin tasfiye amacı görülmektedir” dedi.
 
Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik 9 Ekim’de başlattığı saldırıyı PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim 1998'de startı verilen uluslararası komploya denk getirilmesi dikkati çekti. Uluslararası organizasyonla Suriye’den çıkarılan Öcalan, 15 Şubat 1999’da ABD tarafından Türkiye’ye teslim edildi. 
 
Deneyimli Kürt siyasetçi Hatip Dicle, Türkiye’nin zaman ayarlı saldırısını, Kürtlerin tutumunu, Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmelerde “Güvenli bölge”ye ilişkin sözlerini ve sorunlara çözüm önerilerine dair Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtladı. 
 
Türkiye Öcalan’ın Suriye’den çıkarılış tarihi olan 9 Ekim’de Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik bir operasyon düzenledi. Türkiye’nin bu operasyona özellikle 9 Ekim tarihini seçmesi tesadüf mü? 
 
 
 21 yıl sonra Sayın Öcalan İmralı’dayken onun düşünceleriyle, stratejisiyle yaratılan Rojava devriminin tasfiyesi için bu sefer harekete geçildi.
 
Türkiye’nin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik 9 Ekim’de saldırılara başlaması tesadüf değil. 9 Ekim 1998’de Sayın Öcalan’ın devletlerarası bir komployla karşı karşıya kaldı. Ki o dönemde de komplonun başını ABD çekiyordu. Bugün 21 yıl sonra Türkiye yine ABD öncülüğünde 9 Ekim’de böyle bir saldırı başlatması tesadüf değildir. Burada verilen mesaj açıkça şudur; 9 Ekim 1998’de amaç Sayın Öcalan’ı fiziki olarak ortadan kaldırmak, PKK’yi tasfiye etmekti. Ama bu amaçlarına ulaşamadılar. Baştan beri Kürt halkının ve devrimci güçlerin sahip çıkmasıyla komplo önemli ölçüde geriletildi. Ama 21 yıl sonra Sayın Öcalan İmralı’dayken onun düşünceleriyle, stratejisiyle yaratılan Rojava devriminin tasfiyesi için bu sefer harekete geçildi. Nasıl ki Sayın Öcalan 9 Ekim Komplosu için ‘Türkiye’ye verilen görev sadece gardiyanlıktır. Türkiye İmralı’da sadece gardiyandır. Türkiye’nin başka rolü yoktur. Bütün bunları egemen güçler başta olmak üzere ABD planladı’ demişti. 9 Ekim 2019 da başlayanlar enteresandır. Bu süreçte hedeflenen şey Sayın Öcalan’ın stratejisiyle, paradigmasıyla ve öncülüğünde oluşturulan Rojava devriminin tasfiye amacı görülmektedir. Bunu çeşitli planlarla, oyunlarla gerçekleştirmek istiyorlar.
 
Öcalan avukatlarıyla yaptığı görüşmelerde “Güvenli bölge”ye ilişkin hem Türkiye’yi hem de DSG’yi uyarmıştı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
 
İmralı görüşmeleri sırasında Sayın Öcalan devlet heyetine “1919 yani Osmanlı’nın yıkılmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşturulma sürecinde Türklerle Kürtlerin büyük bir ittifakı vardı. Bizim bu ittifakı tekrar gerçekleştirebilmemiz için bu ‘Üçüncü Dünya Savaşı’ koşullarında mutlaka birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Aksi taktirde girilen rotanın bir tuzak olma ihtimali yüksektir. Bu da Türkiye’ye büyük zarar verir. Bunun yolu şudur; biz o dönem nasıl ittifak geliştirdiysek, bu dönemde de demokratik bir cumhuriyet için ittifak geliştirmeliyiz” diyordu. Yani Ortadoğu’da egemenler savaşlarına devam ederken aynı Rojava’da oluşan modelin Türkiye’de oluşması gerektiğini söylüyordu. Ama devlet bunu kabul etmedi. Devlet 2013 ile 5 Nisan 2015 tarihine kadar kurulu olan masayı devirerek, aslında tuzağa düştüler. Bugünde o tuzak devam ediyor.
 
Öcalan’ın savaşın son bulması için ne tür çözüm önerileri oldu?
 
Kürtler ciddi bir soykırım tehdidi ile karşı karşıyadır. Ama bunlar çıkmaz yoldur. ABD Vietnam’da nasıl yenildiyse ya da Güney Afrika’da Aparheid rejimi siyahi mücadele karşısında yenildiyse, bu faşist zihniyetinde Türkiye’de çöküşe uğrayacağı kesindir.
 
Evet, bu dünyadaki deneyimlerle de sabittir. Mesela ABD Vietnam’a amansız saldırdı. ABD’nin korkunç bir silah ve teknik üstünlüğü vardı. Ama ABD, Vietnam halkı ve o zaman ayakta kalan Sovyetler Birliği ile bütün dünya halklarının desteği ile bu savaşı kaybetti. Türkiye’de, Osmanlı Devleti’nden, İttihat Terakki’den bu yana kalan Ortadoğu’da sözüm ona Osmanlı toprakları üzerinde tekrar egemenlik ve nüfuz oluşturmaya çalışıyor. Bunu açıkça haritalarla belirtiyorlar. Yani Musul’dan Kerkük’e kadar bütün o topraklarda, Misak-ı Milli ruhuyla egemen olmaya çalışıyorlar. Ama Misakı Milli’yi de çarpıtıyorlar. Çünkü Misakı Milli Türk ve Kürtlerin eşitliği temelinde düşünülmüş bir formüldü ve o dönemki ittifakı oluşturuyordu. Ama böyle gelişmedi. Sonradan 1923 Lozan ve 1924 anayasasıyla tamamen İttihat Terakki’nin zihniyeti hakim oldu. Daha sonra İttihat Terakki’nin Müslüman halkları başta Kürt halkı olmak üzere, Türkleştirme planlarını hayata geçirmeye çalıştılar. Şimdide tekrar onun hayalleri içindedirler.
 
Yani “Osmanlı toprakları içinde biz tekrar nüfuz alanı oluşturacağız ve bazı yerleri ilhak edeceğiz” diyorlar. Cerablus’da, Bab’da, Efrîn’de bu ilhak hareketi başlamış durumdadır. Aynı zamanda Erdoğan Birleşmiş Milletler’de haritalar göstererek, bu sefer hedeflerinin Suriye’de Kürtlerin yaşadığı tüm topraklar olduğunu, yani bir anlamda Kürtlerin Rojava’dan etnik temizlikle, temizleneceği söyleniyor. Bu nedenle Kürtler ciddi bir soykırım tehdidi ile karşı karşıyadır. Ama bunlar çıkmaz yoldur. ABD Vietnam’da nasıl yenildiyse ya da Güney Afrika’da Aparheid rejimi siyahi mücadele karşısında yenildiyse, bu faşist zihniyetinde Türkiye’de çöküşe uğrayacağı kesindir.
 
Öcalan, "Kürt sorununu çözmezseniz, uluslararası bir sorun haline gelir" uyarısında bulunmuştu. Öcalan’ın söylediği noktaya mı gidiliyor? Bu sorun uluslararası alanda mı çözülür? 
 
 
Sayın Öcalan’ın sürekli vurguladığı çözüm; Türkiye’de bütün halkların kabul edebileceği demokratik bir anayasa ve demokratik özerklik çerçevesinde Ortadoğu’ya örnek olabilecek bir formüldü.
 
Kürt sorunu Türkiye içinde çözülmezse, sorunun uluslararası sorun haline geleceği belliydi. Kürt sorunu önce bölgesel bir soruna dönüştü. Herkes Kürt sorunu hakkında yorum yaparken bir “Ortadoğu sorunudur” diyordu. Ama bu sorun bugün artık bunu da aştı. Bugün artık öyle bir mevzilenme var ki bütün dünya ve basın kuruluşları Rojava devrimi ve Türkiye’nin Rojava devrimine yönelik saldırısını işliyor. Bir anlamda Kürt sorunu uluslararası bir sorun haline dönüştü. Bunu iyi görmek gerekiyor. Şuan Türkiye’nin arkasında sadece bir Katar, Pakistan ve kısmen Azerbaycan var. Düşünün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı bile bu harekatı benimsemedi. “Sizin barış pınarları dediğiniz yerden kan akıyor” dedi. Bu çok anlamlıydı. Türkiye bu derece yalnızlaşmış yani. Ama öyle görünüyor ki egemen güçlerde onların bu zayıflığını, bu yalnızlığını kendi çıkarlarına alet etmek istiyorlar. Türkiye’de maalesef buna düşüyor.
 
ABD Türkiye’ye tekmeyi atıyor, Rusya’nın kucağına gidiyor. Rusya tekmeyi atıyor, ABD’nin kucağına gidiyor. Türkiye böyle gidip geliyor. Oysa Sayın Öcalan’ın sürekli vurguladığı çözüm; Türkiye’de bütün halkların kabul edebileceği demokratik bir anayasa ve demokratik özerklik çerçevesinde Ortadoğu’ya örnek olabilecek bir formüldü. Sayın Öcalan ‘bunu yerleştirmemiz gerekiyor’ diyordu. Yani kadın özgürlükçü, ekolojik ve ekonomisini barışa harcanan bir Türkiye’yi vurguluyordu. Türkiye son zamanlarda ekonomisini tamamen savaşa harcanan bir ülkeye dönüşmüş. Bunun sonu felakettir. Türkiye toplumu bunun farkında değilse, çok rahat söyleyeyim; Alman toplumunun Hitler’i desteklemesi sonucu nasıl 10 milyon Almanın hayatına mal olduysa, iktidarın yaptıklarına Türkiye toplumu tarafından ses çıkarılmazsa, Türkiye’nin bir felakete gideceği kesindir.
 
 Türkiye’nin saldırıları karşısında Kürt halkı dünyanın 4 bir yanında ayağa kalktı. Bu dönemde Kürt ulusal birliğinin kurulması yönünde çağrılar da yapılıyor. Ulusal birliğin bu süreçteki önemi nedir? 
 
 
Sayın Öcalan İmralı görüşmeleri sırasında Sayın Mesut Barzani’yi ulusal kongrenin eş başkanlığına önermişti. Bugün bu tarihi misyon yine sayın Barzani’nin omuzlarındadır.
 
“Yek e yek e yek e gele Kurd yek e.  Yek e yek e yek e Kurdistan yek e” sloganları, özellikle Güney Kürdistan’da çok yaygınlaşmıştı. Bu slogan giderek bütün Kürdistan’a yayıldı. Şimdi Kürdistan’ın ve Kürt halkının birliğine vurgu yapıyor. Halk alanlarda bunu haykırıyor. Şimdi bize, siyasi güçlere düşen şudur; özellikle Kürt halkının bu çağrısına destek vererek ve Kürt halkının gerçekten bir soykırımın eşiğinde olduğunu bilince çıkararak, ulusal birlik konferansının toplanarak, bunun ulusal kongreye dönüştürmektir. Sayın Öcalan İmralı görüşmeleri sırasında Sayın Mesut Barzani’yi ulusal kongrenin eş başkanlığına önermişti. Bugün bu tarihi misyon yine sayın Barzani’nin omuzlarındadır. Sayın Barzani bütün dünyanın bu kadar arkamızda olduğu koşullarda bu konferansı gerçekleştirmeye, hatta ulusal kongreye kadar gidecek bir süreci başlatmayı önüne koyarsa, ben inanıyorum ki KCK ve diğer güçlerde buna gerekli yanıtı verecektir. Ve belki de bu soykırım saldırılarına karşı Kürt halkı dünyanın her yerinde saygınlık kazanan bir ulusal birlik politikasını hayata geçirebilecektir. Bunun için herkese görevler düşüyor. Aydınlarımız sanatçılarımız, halkımız bunu teşvik etmelidir.
 
AKP iktidarı bu politikalarla ülkeyi nereye götürüyor?
 
 
 Uluslararası mahkemeler mutlaka Erdoğan ve onun şürekâsından hesap sormak zorundadır. İnsanlık vicdanı ancak böyle rahatlayabilir. 
 
İktidar, ne yapmaya çalıştıklarını, nereye gitmek istediklerini çok açık bir şekilde söylüyorlar. Örneğin “Biz 2023’e kadar İttihat ve Terakki hareketinin ideolojisini tamamen güncelleştirerek, bunu bugüne uydurarak, laik, Kemalist, Cumhuriyetçi Türkiye devletini tamamen zihniyet olarak tasfiye edip yerine Türk-İslam sentezi ve Neo Osmanlıcı hayallerle ta Orta Asya’ya kadar topraklar üzerinde nüfuz ve egemenlik oluşturma amacıyla yola çıktık” diyorlar. Bunların 2023 hedefleri budur. Bunun dışında 2053 hedefleri var. Bu hedeflerde İstanbul fethinin 600’üncü yıl dönümü. O tarihlere kadar da Osmanlının sahip olduğu topraklarda, bazılarını ilhak ederek, bazılarını siyasi nüfuz altına alarak egemenlik kurmak istiyorlar. Yine 2073 hedefleri vardır. Türklerin Anadolu’ya göçlerinin 1000’inci yılı olması itibariyle de nüfuz alanı oluşturdukları, ilhak ettikleri topraklarda Türkleştirmeyi gerçekleştirmektir. 
 
Bu Kürtler açısından ve diğer halklar açısından tam bir soykırımdır. Dikkat ederseniz, Erdoğan kurt işaretleri yapıyor. Yani Nihal Atsız’ın, Yusuf Akçura’nın yıllar önce savunduğu Türkçülük hayallerini güncelleştirmeye çalışıyor. Bu nedenle Kürtler açısından gerçekten de bir soykırım tehlikesi vardır. Bunu çok açık bir şekilde söylüyorlar. Saldırıları vahşice yapıyorlar. İşte bunu Rojava’da görüyoruz. Kimyasal silah kullanmışlar. Bu çocukların içler parçalayan görüntüleri ortada. Bir şehri toptan bombalama gibi insanlık suçları işlemektedirler. Tam bir Miloseviç misali yargılamayı hak eden bir konumdadırlar. Yani uluslararası mahkemeler mutlaka Erdoğan ve onun şürekâsından hesap sormak zorundadır. İnsanlık vicdanı ancak böyle rahatlayabilir. Bunun haricinde biz Kürtlere de düşen önemli bir görev vardır. Buda birliğimizi korumak, direnmek ve mücadele etmektir. Bunu başardığımızda herkes görecek ki haklı, meşru bir mücadele yürüten bizler bütün dost halklarımıza birlikte kazanacağız.
 
MA / Ferhat Çelik
 

Diğer başlıklar

19:13 NESKO Madencilik işçileri kendilerini ocağa kapattı
18:59 137’nci hafta eylemi: Hukuk AKP’nin çizdiği sınırlara hapsoldu
18:49 Sağlık Bakanı Koca: Tahran'dan gelen yolcuların koronavirüs testleri negatif
18:33 HDP ve DBP'nin depremden etkilenen ilçelere ziyareti sürüyor
18:29 Şirket yetkilisinden İnşaat-İş temsilcisine saldırı
18:13 Akdeniz’de 4.7 büyüklüğünde deprem
17:41 Mardin'de gözaltına alınan HDP ve DBP'liler serbest
17:27 Depremde ağır yaralanan 14 yaşındaki Ercan hayatını kaybetti
17:03 'Bağımsız yargı’ için imza kampanyası
16:34 'Sanat da sanatçı da özgür olmalı'
16:30 Kadınlardan 8 Mart için ücretsiz toplu taşıma talebi
15:18 Erdoğan’dan HDP kongresi talimatı: Yargı süreçleri çok yoğun işleyecek
15:11 Tecavüz faili Bilgili’nin tutuklanmamasına tepki: Adaleti biz kadınlar sağlayacağız
15:10 KESK'ten depremin vurduğu Özpınar'a dair rapor: Su, gıda ve sağlık ihtiyaçları karşılanmadı
15:07 CHP'li Atıcı Genel Başkanlık için aday adaylığını açıkladı
15:06 Oluç: Savcılar siyasi partilerin emirleriyle hareket ediyor
14:51 Erdoğan: İdlib’de hava sahasını kullanamıyoruz
14:38 Kadın Savunma Ağı: Kriz büyüdükçe kadınlar işsiz kalıyor
14:36 Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü'nde polis öğretmeni sorguya çekip ajanlık dayattı
14:35 Kürt sanatçı Seid Yusuf yaşamını yitirdi
14:16 Tecavüzden yargılanan Bilgili hakkında yine tutuklama çıkmadı
14:07 Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Gökçek hakkında suç duyurusu
13:59 HDP'li Orhan: AKP'lilik kalkanı arkasına sığınan suçlular affediliyor
13:46 Gazeteci Aktaş ile Yavuzel ve Yeşil anıldı
13:20 Öker: Erdoğan bize her şeyi söylüyor, bizim eleştirmemiz ise suç!
13:14 Operasyonda havlayan köpeklerin öldürüldüğü iddiası
13:08 Batman'da 8 Mart startı
13:08 Cebeci'deki Las Tesis soruşturmasına yenisi eklendi
13:01 Veteriner Hekimliği Derneği Başkanı: Hasan Bilgili hakkında çok sayıda şikayet geldi
12:26 Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden koronavirüs tedbiri
12:02 Cemevinin elektriği ‘yanlışlıkla’ mühürlendi
11:41 Sağlık Bakanı Koca: Risk kapıda, sınırda sahra hastaneleri oluşturuldu
11:23 DAM'dan 'Dersim’deki Horasan, Horasan’daki Dersim' paneli
11:14 Takva'nın Bekir Kaya hakkındaki iftirası tutmadı
11:00 ‘Zenginler vergiden muaf tutuldukça bütçede açık kapanmaz’
10:59 Yılmaz: Türkiye’nin İdlib'de NATO’nun desteğini alması pek olası görünmüyor
10:53 ‘Grup Yorum’la dayanışmaya’ kaymakamlık yasağı
10:17 2 Mart Darbesi’nden 26 yıl sonra yine cezaevinde: Dün Tansu Çiller, bugün Tayyip Erdoğan
09:58 Depremzedelerden engellenen yardım tepkisi: Bir tas çorbayla olmaz
09:51 Korona'dan korunmanın yolları
09:49 ‘Tek hayalim bestelerimi dışarıda söyleyebilmek’
09:37 PYD'nin eşbaşkanlığına Enver Müslim ile Ayşe Hiso seçildi
09:11 İntiharından sonra da bankalar ailesinin peşini bırakmıyor
09:01 Müzik notası örgütsel şifre oldu!
09:01 'Depremzedelerin çadıra değil konteynere ihtiyacı var'
09:01 Sokağın sesi: Doymuyoruz, ısınamıyoruz, batıyoruz...
09:01 Virüs fırsatçılığı: Maske fiyatı yüzde 150 arttı
09:01 Köydeki ev gitti tahsis edilen arazi mahkemelik
09:01 Kürt Dili ve Edebiyatı Dalı öğrencilerinde 'atama' endişesi
09:01 Halfeti'deki işkenceye dair rapor: Sıyrık var ama ölümcül değil
09:01 Kayyımlar Genel-İş üyesi 2 bin 328 işçiyi attı
09:01 Afyon'a gönderilen 25 tutuklu tek kişilik hücrelerde
09:00 26 ŞUBAT 2020 GÜNDEMİ
25/02/2020
23:11 Rejim, Kefranbal’da da kontrolü sağladı
22:55 Sol Yayınları'nın kurucusu Muzaffer İlhan Erdost vefat etti
22:23 Tutuklu Bayram Sevgin işkenceye karşı 4 gündür ölüm orucunda
22:12 Milletvekili Barış Atay’a Çorlu eylemi soruşturması
20:39 Katledilen Zülal Tütüncü davasında müebbet hapis istemi
20:24 Koronavirüsü İsviçre ve Avusturya'ya da sıçradı
20:08 Pompeo: İdlib’de Türkiye ile çatışma olasılığı yükseliyor
20:03 HDP Bayrampaşa ilçe eşbaşkanı gözaltına alındı
19:38 Ölüm orucundaki Gökçek’e elektronik kelepçe takılmak isteniyor
19:21 SANA: Suriye ordusu İdlib’de TSK’ya ait İHA düşürdü
19:11 İBB işçilerinden bakanlığa sendika tepkisi
19:07 DTK, HDK, HDP ve DBP’den depremzedelere ziyaret
18:51 Baş: Türkiye cihatçılara hamilik yapıyor
18:32 Beyaz Tülbentli annelere ilk duruşmada ceza istendi
18:21 HDP’nin Van depremine ilişkin önergesi AKP-MHP oylarıyla reddedildi
18:05 Kavala’nın tutukluluğuna itiraz edildi
17:30 ‘İktidar tüm kazanılmış haklarımızı gasp etmek istiyor’
17:07 CHP’den HDP’ye kongre sonrası tebrik
17:03 İdlib'te 2 gözlem noktasına füzeli saldırı iddiası
16:46 Bağlar’da ev yangınında 1 çocuk yaşamını yitirdi
16:45 İstismara uğrayan çocuk mahkemede ağladı: İtiraz eden avukat salondan atıldı
16:39 Mersin'de gözaltına alınan HDP'liler 4 gün sonra serbest
16:02 Kılıçdaroğlu: Artık 'hakimler savcılar alçak kurulu' diyebiliriz
16:01 Kürdistan Bölgesi'nde koronavirüs alarmı: Okullara ara verildi
15:53 'Grup Yorum üyelerinin talepleri yerine getirilsin'
15:53 İbrahim Gökçek eylemine Bölek'in yanında devam edecek
15:35 Hak örgütlerinden Afyon Cezaevi raporu: 'İz bırakmadan işkence edin'
15:03 İran Sağlık Bakanı Yardımcısında koronavirüs tespit edildi
14:21 Engellenen yardım kamyonları Van’a geri döndü
14:14 Mısır'ın devrik cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek öldü
13:47 Yargıtay, Aysel Tuğluk'a verilen cezayı onadı
13:38 Esenboğa Havalimanı'nda koronovirüs alarmı
13:37 HDP'li belediyelerin Van’a gönderdiği deprem yardımına engel
13:22 Gazeteci Genç: Aynı delil ve suçlamayla hakkımda 2'nci dava açıldı
13:19 Davutoğlu’nu koruma kararı kaldırıldı
13:14 Çerkezoğlu: Bergama Belediyesi haksızlığa son vermeli
13:11 ESP'lilerin davası ertelendi
13:07 Diyarbakır'da 8 Mart İstasyon Meydanı'nda kutlanacak
13:06 Serbest bırakılan ses sistemi çalışanlarına sinevizyon soruldu
13:05 Bahçeli HDP için soruşturma çağrısı yaptı
12:54 Güleda'nın katiline ağırlaştırılmış müebbet istendi
12:31 Sağlık örgütlerinden grev uyarısı
12:20 Erdoğan, Libya’yı soran gazeteciyi azarladı
12:11 Grup Yorum’un eylemine Mersin'den destek
12:07 Avrupa Özgür İttifakı Başkanı Lacalle: Tecritle uluslararası hukuk çiğneniyor
12:07 Polis el koyduğu telefonları kaybettiğini iddia etti
11:51 Avukatlardan İmralı için başvuru