Temelli uyardı: Bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz

img

ANKARA - İktidarın dış politikasını eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Buradan uyarıyorum; bu saha, masa işine kendinizi kaptırmayın, sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” dedi.

 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Temelli, sözlerine polislerce katledilen gazeteci Metin Göktepe ve Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anarak konuşmasına başladı. Temelli, yaşanan katliamların sorumluları yargılanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor; 2012 yılında o zaman başbakan, ne Uludere’deki vatandaşlarımızın ne de Hrant Dink davası Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz. 2012’de bunu söylüyor, bugün Ankara’ya baktığınızda dehlizden geçilmiyor. Ankara’nın her yeri dehliz olmuş” dedi.
 
‘BU ÜLKEYİ MASADA BULABİLİRSİNİZ’
 
“Meclis neden kapalı?” diye soran Temelli, Meclis’in tatilde olmasını eleştirerek, iktidarın dış politikasını eleştirdi. Temelli, “Meclisten kaçıyorlar, siyasetten kaçıyorlar, HDP’den kaçıyorlar. Fizana kadar kaçsanız, HDP'den kaçamazsınız. Dış politika bildikleri yok ateşkes için masaya oturdular. ‘Hafter çekti gitti’. Hafter terörist oldu. Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Nedir o klişe, sahada olmayan masada olmaz. Sahada nasıl oluyorlar askeri güçleriyle yani bütün savaş politikalarıyla Ortadoğu sahasında olmak istiyorlar. Neden çünkü Kürt düşmanıdırlar. Kürtlerin kazanımlarına karşı bir siyasetleri olduğu için nasıl içeride bir çöktürme politikasına dayalı bir siyasetleri varsa sınır dışında da kaldı ki ülkelerin toprak bütünlüğüne çok saygılıdır bunlar. Suriye’de Irak’ta şimdi Libya’da aynı şekilde sahada olma peşindeler. Buradan uyarıyorum bu saha, masa işine çok kendinizi kaptırmayın sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” şeklinde konuştu.
 
‘İHVANCI ÇİZGİYİ GELİŞTİRME STRATEJİSİDİR’
 
Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evet, 2 meseleleri var. Uluslararası politika deyince iki meseleleri var; bir Kürt annesini görmesin. Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı bir dış politika daha doğrusu bir politikasızlığı var ediyorlar. İç politikaya uygun nasıl bir dış politika geliştiririz diye bir mantıkla hareket ediyorlar.  İkincisi ise İhvan çizgisi. Aynı şekilde hem Suriye’de hem de Libya’da daha önce Mısır’da İhvancı çizgiyi büyütmek için bir strateji geliştirdiler. Suriye Milli Ordularıyla bu İhvancı çizgileriyle hareket etmeye devam ediyorlar. 
 
YANLIŞIKLARIN BAŞINI İKTİDAR ÇEKİYOR
 
Libya’da mesele Türkiye ile ilgili değil Erdoğan'ın şahsıyla ilgili. Bütün ülkeleri tek tek sayıyorlar Türkiye’ye gelince Erdoğan diyorlar. O denli şahsileşmiş bir mesele ile karşı karşıyayız. Buradan bir dış politika çıkmaz. Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda gördüğümüz şey, Ortadoğu’da otoriter rejimlerin barbarlığıdır. Tüm otoriter rejimlerin örtülü bir ittifakı ile karşı karşıyayız. Bakmayın birbirleriyle savaştıklarına. Aslında vekalet savaşları ya da bu zamanın 3. dünya savaşı diyeceğimiz, dünya savaşı Ortadoğu’da bu otoriter rejimler kendi bekalarını sürdürmek uğruna Ortadoğu’da bu barbarlığı üçüncü dünya savaşını sürdürüyorlar. Nasıl mı? İşte son örneği Kasım Süleymani’nin öldürülmesidir. İran için çok önemli bir kişi ve figür barbarca katledildi. İran ertesi gün ABD üslerini roketle vurdu. Tam o sırada bir Ukrayna uçağı düştü, tam 176 masum insan öldü katledildi. Açıklama şu yanlışlıkla oldu. Biz biliyoruz bu yanlışlıkları Suriye’den Yemen’den Afganistan’dan biliyoruz. Bu yanlışlıkların nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz. Özelikle Suriye’de bu yanlışlıkların başını bu iktidar çekiyor. 
 
LİBYA YOK!
 
Aynı şey İran için de Suriye için de Türkiye için de Rusya ve ABD için de geçerli. Bakın, diyor ki bir masa kuruyoruz, şimdi Berlin’de ülkeleri sayıyor sayıyor. Libya için masa kuruyorlar, o ülkeler içinde Libya yok. Daha önce Suriye için masa kurmuşlardı, Suriye yoktu. Tam bir yanlışlılar rafı, yanlışlıklar bitmiyor, bitmeyince zulümden şiddetten başka bir şey olmuyor. İdlib’ten bahsediyorlar, İdlib nasıl oluştu? Bu geride bıraktığımız 10 yıla baktığımızda İdlib bütün çıplaklığı ile ortada. Şimdi sınırımıza gelmiş insanlar var. 600 bin insan var o kamplarda. İnanılmaz bir dram var. Vicdan dayanmaz, o 600 bin insanın 400 bini kadın ve çocuklardan oluşuyor. Şimdi kalkmışlar onlara yardım kampanyaları düzenliyorlar. Bütün bu zulmün mülteciliğin müsebbibi sizsiniz. İşte bütün bu tablonun arkasında o ittihatçı kafa var, o Kürt düşmanlığı var. 
 
KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ
 
Suriye’de bu türlü müdahale etmeselerdi, Suriye siyasetine yaklaşımları bu eksende olmasaydı, bugün Suriye’de siyaset başka bir eksende olabilecekti. Siyasi çözüm mümkün olabilecek, siyasi çözümün aslında önü açılabilecekti. IŞİD ile mücadele edilebilseydi, IŞİD ile ortaklık yapılmasıydı, Kobanê’de direnenlere destek verselerdi, bugün Ortadoğu’da bir demokratik çözüm mümkün olabilirdi. İdlib gibi bir vahşet yaşanmazdı, oradan çıkmak zorunda kalan insanların dramı yaşanmazdı. Ne yaptılar? Afrin’e girdiler zeytin çaldılar, Girê Spî’ye girdiler buğday çaldılar. İşte bunların zihniyeti budur; işgal etmek, ele geçirmek, talan etmek, tam bir çete hukuku. Diyorlar ki terör koridorunu temizliyoruz. Bütün koridoru terörize ettiniz. Çözüm Kürt meselesinin çözümündedir. Çözüm demokratik çözümdedir. Bunu yapmanın yolu militarist zihniyetten kurtulmaktır.
 
TECRİTTEN KURTULMADAN...
 
Bugün Türkiye’nin diplomasisi olmayan dış siyasetini biçimlendiren şey aslında iç siyaset. İçeride iktidarda kalabilmenin yolu böyle bir savaş siyasetine dayanıyor. Çünkü içerideki rejimleri bir hukuksuzluk rejimidir. Meşru hukuku askıya alan gayrı meşru bir hukuk sistemiyle ayakta kalmaya çalışan bir iktidardan bahsediyorum, yani tecritten bahsediyorum. Bir istisnai durumu OHAL durumu olağanlaştıran tecridi olağanlaştıran bir durumdan bahsediyorum, bu hukuk anlayışı Türkiye’yi çürütmektedir. Beraberinde işte sınırlarının ötesine de savaşı şiddeti yaygınlaştırmaktadır. Ciddi bir yargı sorunu ile karşı karşıyayız. Bu tecrit hukukundan kurtulmadan bu yargı felaketi devam edecektir.
 
TMK KALKMALI
 
Yargı reformu bakın neyin üzerine çalışıyorlar; çocuk istismarına af peşindeler. Çocuk evliliklerini meşrulaştırmak peşindeler. Yargı reformu dediğiniz şeyde atacağınız ilk adım bunun sözünü tüm halkımıza veriyoruz, Terörle Mücadele Kanunu’nu (TMK)  kaldırmak olmalıdır, bunu da mutlaka kaldıracağız. Hukuksuzluk kanunsuzluk kanun bile tanımıyorlar artık kendi çıkardıkları yasaları bile tanımıyorlar.
 
SİYASET İKTİDARIN KARŞISINA DİKİLMELİ
 
Bir kayyım zihniyetidir. Evet, bizim belediyelerimize kayyım adıyorlar ama yargıya atıyorlar, her yere atıyorlar. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri şey, kayyım rejiminden başka bir şey değildir. Bakın, Hakkari’de eylem ve etkinliklerine yasaklanmış, uzatılmış yasak. Her yerde eylem ve etkinlik yasağı getiriyorlar, çünkü kayyım rejimidir. Belediye eşbaşkanlarını görevden alıyorlar, belediye meclislerini de işlevsiz hale getiriyorlar. Çünkü demokrasinin kırıntısına bile tahammülleri yok. Bunu değiştirecek olan bu ülkenin muhalefeti demokratları olmalıdır. Kayyıma karşı çıkmak lazım. İlk günden söyledik, bu kayyım rejimi dedik. Bu OHAL aklı dedik. Darbe mekaniğinin yansımasından başka bir şey değildir. Buna karşı çıkmazsanız, her yere sirayet eder. O yüzden siyaset özgürce bu kayyım rejiminin bu iktidarın karşısına dikilmeli dedik. Urla’ya da kayyım atandı. Siyaset bugün içine sürüklendiği yerden dedi ki Urla’ya kayyım yakışmıyor dedi. Böyle muhalefet olamaz. Kayyım hiçbir yere yakışmaz.
 
KADINA YÖNELİK ŞİDDET HER GEÇEN ARTIYOR
 
Kadına yönelik hiç hız kesmiyorlar. Cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikaların müsebbibi bu iktidar. 17 yıldır iktidardalar. 2003 yılında kadın cinayeti sayısı 83’müş. Şimdi 2019 yılında bu rakam 474’e çıkmış, dehşet verici bir rakam. İnsanın aklı almıyor. Her geçen gün kadına yönelik şiddet kadın cinayetleri artıyor. En son Gülistan Doku, 10 gündür kayıp bulunamıyor, bir şiddet mağduru ve bunu herkes söylüyor. Ama daha dün polisler arama çalışmalarına lütfen katıldılar. O sırada Adalet Bakanlığı bir genelge yayımlamış. Genelgeyi niye yayımlamış diye merak ettik. 5. maddesinde espri saklı, diyor ki basın bu davaların artık üzerine gitmesin, kadına yönelik şiddeti toplumdan saklamaya çalışıyorlar. İçişleri Bakanı eksik durur mu? O da çıktı konuşuyor, atıp tutuyor. Yeni dedi ama yeni hiçbir şey yok genelgesinde.
 
KOBANÊ BİZİM MESELEMİZ
 
Şiddet bitmiyor, sanata şiddet devam. Grup yorum üyesi İbrahim Gökçek açlık grevinin 210. gününde. Ne istiyor İbrahim Gökçek? Konser yapmak istiyor ama yasak. Neden? Çünkü Grup Yorum muhalif bir grup. Konser yasaklarının kalkması lazım. Şiddet gelişiyor sevgili Kadir İnanır’a yönelik şiddet geliştiriyor. Neden? Çünkü sevgili Selahattin Demirtaş’ın kitabı tiyatroya uyarlandı. Buna tahammül edemeyen iki satır kompozisyon ödevi yazmaktan aciz iki satır cümle kuracak olsa, prontüre muhtaç olacak aciz zihniyet, önce Selahattin Demirtaş'a sonra Kadir İnanır’a saldırdı. Onun arkasına da Kobanê’yi sıkıştırdı. Oradan aklınca aba altından sopa gösteriyor. Kobanê meselesi tam da bizim meselemiz, aydınlatılması gereken bir mesele. Aydınlatılması gereken mesele, Kobanê sürecinde katledilen insanların hesabını biz soruyoruz. Ama sana kötü bir haberim var. Biliyor musun, Selahattin Demirtaş bir kitap daha yazdı.
 
KARA DELİK KARA ÇUKUR OLDU
 
Kara delik büyük kara deliği örteceğiz diye bu SGK yasasını çıkardılar. Kara delik, kara çukur oldu. Sosyal yardım ile yaşamak zorunda kalan aileler, toplam ailelerin üçte 1’i ve sosyal yardımların ortala sosyal yardımlar asgari ücretin yarısı. İşte sefalet tablosu, işte yoksulluk tablosu, işte hakların nasıl gasp edildiğinin tablosu. Ne için gasp ediyorlar, hakları çünkü yoksulluk ekonomisi lazım. Bir rant ekonomisi, bir yolsuzluk ekonomisi var, bundan beslenen bir saray, onun etrafında silah tüccarları batan müteahhitleri var. Bir yasa düzenlemesi geliyor Meclis’e, yüksek binaları kaldıracaklarmış. Huylandım tabi. Bu bunların yapacağı bir şey değil. Meğerse arada bir örtülü kayyım hikayesi var, yani belediyelerin imar planlarına ve imar hukukuna müdahale var. Araya başka bir şey daha sıkıştırmış; Ahlat sarayı Anayasa Mahkemesi iptal etti. Bunlar yine torbanın içinde. Biliyorsunuz bunlar torbacı, torbaya Ahlat sarayını koymuş.
 
KANAL İSTANBUL PROJESİ
 
Bir başka proje Kanal İstanbul Projesi.  Ekolojik yıkımın farkında değil, diplomasi bilmedikleri gibi ekolojiyi de bilmiyorlar. Bildikleri tek şey inşaat, dolayısıyla sanki bilgisayar oyunu oynuyorlar. Çizmişler orada bir kanal. Marmara ölür ölmez, Karadeniz ölür ölmez. Risk artar artmaz ama o kadar uyanıklar ki, Montrö anlaşmasını, bunu saklıyorlar. Hani bir Çanakkale köprüsü yapıyorlar ya, bir de Kanal Çanakkale gündemlerinde var. Neden çünkü biliyorlar ki Kanal İstanbul açılırsa, Montrö kadük kalır, bunu biliyorlar. Bu sadece bölgesel anlamda da sınırlı kalmayacak. Küresel iklim krizine zaten en büyük katkıyı yapan ülkelerden biri Türkiye’dir. Küresel iklim krizine çok büyük katkı yapacaktır. 
 
BUNLAR GİTTİ GİDİYOR
 
Halkın, toplumun kaynaklarının nasıl kullanıldığı önemli. Bütün bunlara son vermek elimizde bu düzene katlanmak zorunda değiliz. Bütün toplumsal muhalefete emekçilere kadınlara sesleniyorum; bu düzene son verebiliriz. Unutmayın zulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Bunlar gitti gidiyor. Tarihin onlara ayırdığı dönemin sonuna geldik. Bunu biz başardık, siz başardınız, HDP başardı. Şimdi yeni bir yaşamı, yeni bir cumhuriyeti inşa etme zamanı. Türkiye halklarını, işçileri, yoksulları, iradesi gasp edilenleri, Alevi’leri, kadınları bu istibdat rejiminden kurtulmaya çağırıyoruz. Hem ittihatçı anlayışından hem 90’ların karanlık yapılarından hem de saray rejiminden kurtulmak için herkesi ortak demokratik ittifaka bir kez daha çağırıyoruz. Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır.
 
YENİ YAŞAM İÇİN ERKEN SEÇİM DİYORUZ
 
Toplumsal mutabakat için tüm kesimlerle, nasıl bir Türkiye, nasıl bir sistemi konuşma zamanıdır, geç kalmamalıyız. Eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa için buluşmalıyız. Anayasal bir hukuk devleti için yan yana gelmeliyiz. Sivil, sosyal ve siyasal hakların eşitlikçi bir düzende hayata geçmesi için çabalamalıyız. Siyasal, toplumsal ve iktisadi barışı var etmeliyiz, yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi var etmeliyiz. Bu sebeple Demokratik Cumhuriyet diyoruz, HDP diyoruz ve yeni yaşam yeni iktidar için erken seçim diyoruz.”

Diğer başlıklar

23:46 Dışişleri Bakanlığı: ABD’nin sözde barış planı ölü doğmuştur
23:08 Karayipler'de 7.7 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
22:07 Hamas’tan Barış Planı’na tepki: Büyük öfke yaratacak
20:42 Trump 'Ortadoğu Barış Planı’nı açıkladı
19:06 Marmaris’te 5,4 büyüklüğünde deprem
18:52 MSB: Gözlem noktalarını tehlikeye atacak her türlü girişime karşılık verilecek
18:39 Trump’ın ‘Barış Planı’ öncesi Gazze’de kitlesel protestolar
18:25 Baş: İnsanlar can, iktidar Saray derdinde
18:20 Manisa’da bir deprem daha: Bir bina yıkıldı
17:55 İdlib’in en büyük ilçesi Maaret El Numan kontrol altına alındı
17:34 HDP’nin deprem için komisyon kurulması önerisi AKP-MHP oylarıyla reddedildi
17:25 Sur davasında ilk ceza "örgüt üyesi olma" suçlamasıyla verildi
17:17 Mansouran: Türkiye uluslararası mahkemede yargılanmalı
16:47 Amedspor’un yeni Teknik Direktörü İbrahim Cezayir
16:36 Gördüğü şiddeti anlattığı için darp edilen çocuk Meclis gündemine taşındı
16:30 Elazığ için söylediler
16:30 Kılıçdaroğlu: Bu milletten aldığın 34 milyar doları nereye harcadın?
16:23 HDP'nin İzmir'den yollamak istediği yardımlara da engelleme
15:51 Gülistan Doku’yu arama çalışmaları devam ediyor
15:31 Ma Music Akademisi Mersin'de
15:26 Osman Kavala yine tahliye edilmedi
15:23 Ergani Belediyesi’nin yardım araçları ikinci kez Elazığ’a girişi engellendi
15:20 ‘Yardımlar bazı deprem mağdurlarına ulaştırılmadı’
15:08 ‘Roboski katliamı cezasızlıkla ödüllendirildi’
15:05 İHD'den EPİ oturumuna eleştiri: Cezaevini hiç duymadık
14:59 Sur’un yasaklı mahallelerinde yapılan inceleme raporlaştırıldı: Yanlıştan dönün
14:56 Manisa 4,8 büyüklüğünde deprem
14:46 HDP'den kanun teklifi: Malatya ve Elazığ afet bölgesi ilan edilsin
14:43 Ekolojistlerden 'Kanal İstanbul' düzenlemesine itiraz etti
14:37 Ayşe Nur Zarakolu mezarı başında anıldı
14:27 Türkiye Cenevre’de yalnız kaldı
14:24 Gezi davasında reddi hakim talebine ret
13:45 Parlamento Dergisi’nden Kerestecioğlu'na sansür
13:40 Müzisyenler Van sokaklarında Elazığ için çalıyor
13:24 EPİ oturumu öncesi: Türkiye raporunda sokağa çıkma yasakları yok
13:13 Deprem bölgesindeki bakanlardan uydu kent vaadi!
13:11 HDP'den İzmir'deki gözaltılara tepki
13:07 Türk-İş: Açlık sınırı 2 bin 219 oldu
13:04 Buldan: Enkazdan siyaset devşirecek kadar küçüldüler
12:28 Akşener: Erdoğan'ın başrolde olduğu dizinin sonuna geliyoruz
12:19 Kürdistani İttifak Çalışması’ndan depremzedelerle dayanışma çağrısı
12:18 Hakkari’de eylem etkinlik yasağı bir kez daha uzatıldı
12:17 Roboskili Veli Encu hakkında ceza istemi
12:03 Avukatlar İmralı için başvuru yaptı
11:56 Elazığ’da artçı depremlerin sayısı bin 190’a çıktı
11:35 Öldürülen 8 yaşındaki çocuğun halası serbest bırakıldı
11:27 Polis şiddetine maruz kalan kamu emekçisinin duruşması görüldü
10:55 Lice'de operasyon sona erdi
10:30 Tecavüze maruz bırakılan çocuğa dair iddianame kabul edildi
10:07 Pütürge’de yaşlı kardeşleri yanmaktan komşuları kurtardı
09:56 Deprem bölgesinde incelemelerde bulunan HDP heyeti: Yardımların engellenmesi kolektif cezadır
09:06 Köylerdeki depremzedeler: Yardım seferberliği başlamış ancak bize bir şey gelmedi
09:01 'Cihatçı transferi kanıtlanırsa Türkiye ciddi sorunlarla karşı karşıya kalır'
09:01 ‘Dersim’de kültür ve inanca saldırı var’
09:01 Bir ayda 23 kez aynı iş için aynı firmadan doğrudan alım
09:01 Milyonluk ihaleler kanuna aykırı yapıldı, araçlar seçim öncesi usulsüz kiralandı
09:01 Gözaltında coplu tacize takipsizlik: Tanıklar dinlenmedi, kameralar incelenmedi
09:00 28 OCAK 2020 GÜNDEMİ
27/01/2020
23:14 Trump, İsrail-Filistin barış planını yarın açıklayacak
22:37 Erdoğan: Hafter'in ateşkes derdi yok
22:21 ‘Neden röportaj verdin’ diyerek ikinci kez darp ettiler
20:14 Elazığ’da hasarlı binalar yıkılıyor
19:02 Deprem mağduru çocuklar dumandan zehirlendi
18:19 İşkenceyi itiraf eden polis: Baskı altında ifade verdim
17:59 Köpekleri zehirleyenlere 10 yıl ceza
17:44 İran'da deprem
17:23 Hükümete sordular: Deprem öncesi önlem alınmamasının sebebi nedir?
17:13 Tekirdağ Cezaevi’ndeki işkence iddiaları Meclis’e taşındı
17:03 Fatma Tümen korucu silahıyla katledildi
16:58 TUHAY-DER yöneticileri serbest bırakıldı
16:54 Nazlıer tahliye edilmedi: Kumpas dosyasıdır
16:26 Deprem yardımında çifte standart
15:45 Kayyım yüzde 330 zammını Nisan’a erteledi
15:36 Gazeteci Canözer'e hapis istemi
15:33 Gazeteciler: Kimsenin icazetine ihtiyacımız yok
15:26 Müzeyyen Boylu davası: Sanık ve avukatı duruşmaya katılmadı
15:20 Enkaz altında kimse kalmadı: 41 ölü, bin 607 yaralı
15:17 İHD'den İç Anadolu Bölgesi'ndeki cezaevleri raporu: Tecrit, ringle sevk, kelepçeli muayene dayatması
14:56 Ankara’da peş peşe iki deprem
14:45 Malatya'daki depremzedeler: Çadır dışında destek verilmedi
14:41 Ma Music Akademisi'nden Adana'da ritim atölyesi
14:30 DTSO ve DTB'den depremzedelere 2 kamyon yardım
14:29 Mühendisler yapıları inceledi: Kontrolsüz yapılaşma sonucu binalar göçtü
14:18 Sokak müzisyenlerinden Elazığ için yardım
13:59 Yılmaz Güney Film Festivali'ne 165 başvuru
13:58 Hastaneden geri çevrilen tutuklu yaşamını yitirdi
13:56 Ender: Koruma talebim kabul edilmedi
13:43 Güven: Öcalan’ın felsefesi İmralı duvarlarını aştı, tüm dünyaya yayıldı
13:25 Nazlıer'in duruşmasında milletvekilleri ve avukatlar salondan çıkarıldı
13:02 50 kişiye deprem paylaşımından soruşturma
12:59 Ağır hasarlı evlere yardım 41 bin TL olacak
12:54 HDP’den çağrı: Demokrasi İttifakında buluşalım
12:41 Mazlum Ebdi ile görüşen ABD'li komutan: Ortaklarımızla çalışmaya devam edeceğiz
12:34 Bozova'da 2 gözaltı
12:25 ‘Kadın kurumuna neden erkek müdür atandı?’
11:49 Halfeti ve Birecik'ten depremzedelere yardım
11:48 Sayıştay'ın Van kayyım raporu: İhaleler pazarlık usulü yapıldı, işçi alımı mevzuata aykırı
11:24 Çınar’da öldürülen çocukla ilgili 3 kişi serbest bırakıldı
11:04 İnkar ederken itiraf etti: İptal edilen kart sayısı 894
10:51 Elazığ’da 948 artçı deprem